çevrili

s.
1. 被包围的, 被环绕的: Bu ülkenin üç tarafı denizlerle çevrili. 这个国家三面环海。
2. 转的, 回转的, 旋转的

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • çevrili — sf. 1) Çevrilmiş, kuşatılmış Bizim lokantanın üzeri, yanları, karşısı büyük büyük apartmanlarla çevriliydi. O. Kemal 2) Dönük …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hazire — is., esk., Ar. ḥaẓīre 1) Etrafı çitle çevrili ve girilmesi yasak yer 2) Cami, türbe, tekke vb. yerlerde çevresi parmaklıklarla çevrili mezar yeri …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ADA — Etrafı su ile çevrili kara parçası. * Etrafı yollarla çevrili arsa ve binalar takımı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • açık ağıl — is. Koyunların ve keçilerin barındırıldıkları üstü açık, etrafı taş duvar veya çitlerle çevrili basit barınak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağıl — is. 1) Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer Bir keçi kokusu sarmış ağıllarda çobanlarla arkadaş oldum. S. F. Abasıyanık 2) Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, hale 3) sin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • avlu — is., Rum. Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat (II) O dar, o şekilsiz avluya bir masa, iki sandalye koydu. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • balkon — is., Fr. balcon 1) Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü, ayazlık Geçen gün bahçeye balkondan atlamak suretiyle inmiş. M. Ş. Esendal 2) Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bungalov — is., Fr. bungalow 1) Hindistan da tek katlı, genellikle tahtadan yapılmış, veranda ile çevrili ev Onun hafıza ve hatırasında artık Seylan yaylasındaki kırmızı bungalov yok. R. H. Karay 2) Genellikle tahtadan yapılmış, tek katlı ev …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çeperli — sf. Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denizpalamudu — is., hay. b. Kıyı kayalarının üzerinde yapışık olarak yaşayan, beyaz kalkerli plakalarla çevrili, koni biçiminde, küçük, kabuklu bir böcek (Balanus) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • enli — sf. Eni büyük olan, geniş Kenarları gençliğinde işlediği enli dantellerle çevrili patiska örtülü minderlerde oturuyordu. C. Uçuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.